Tahliye taahhütnamesi kısaca, kiracının kiralananı
belirli bir tarihte boşaltacağıa dair sunduğu irade beyanıdır. Diğer bir
ifadeyle tahliye taahhütnamesi ile kiracı, belirli bir sürenin tamamlanması ile
kiralananı boşaltacağını ifade ederse kiraya verenin belirlenen süre sonunda
kiracıyı çıkarma hakkı bulunur. Tahliye taahhütnamesi Türk Borçlar Kanunumuzun
352 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 352. maddesinde, kira
sözleşmeleri kısmında, Konut ve Çatılı İş Yerleri Kiralarında Sözleşmenin Sona
Ermesi başlığı altında ele alınmıştır. Konut ve çatılı işyerlerinin kiralarında
sözleşmenin sona ermesi;
·
Bildirim yoluyla,
·
Dava yoluyla gerçekleşebilmektedir.
Tahliye taahhütnamesi, kiracının
kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği tek
taraflı bir sözleşmedir. Kiracının bu beyanı, aşağıdaki belirtilen geçerlilik
şartlarını sağlaması koşulu ile yasal olarak geçerlilik kazanacak ve
kiralananın tahliye edilmemesi durumunda kiralayan yasal yollara başvuru
yaparak kiracıyı icra ile çıkarabilecektir. Ev fiyatlarının artması, kiraya
verenlerin % 25 yasal kira zammı üzerinde kira artırımı yapamaması sebebiyle
kiracılarını tahliye etmeye çalışmaktadır. Bunun en kolay ve hızlı yolu ise
tahliye taahhütnamesidir. Kiraya veren ve kiracılar son zamanlarda googleda;
kiracı tahliye taahhütnamesi Word, kiracı tahliye taahhütnamesi PDF, boş
tahliye taahhütnamesi imzaladım, geçerli tahliye taahhütnamesi, kira tahliye
taahhütnamesi, kiracı tahliye taahhütnamesi imzalamak zorunda mi, noter onaylı
tahliye taahhütnamesi gibi soruları sormaktadır. Bizde bu yazımızda tüm bu
soruları cevapladık.
Tahliye Taahhütnamesi
Nedir?
Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı
belirli bir tarihte boşaltacağına dair sunduğu irade beyanıdır. Tahliye
taahhüdü hususu, kira sözleşmesinin kiracıdan kaynaklanan sebeplerle dava yolu
ile bitmesi durumunda işlerlik kazanır. Türk Borçlar Kanunun 352. maddesinin
birinci fıkrasında; Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya
verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği
halde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir
ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir
denmektedir.
Tahliye taahhütnamesi, kiracının
kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği tek
taraflı hukuki işlemdir. Kiracının bu beyanı, aşağıda belirtilen geçerlilik
şartlarını sağlaması koşulu ile, yasal olarak geçerlilik kazanacak ve
kiralananın tahliye edilmemesi durumunda kiralayan yasal yollara başvuru
yaparak kiracıyı icra ile çıkarabilecektir. Tahliye taahhütnamesi yaparken;
·
Taahhüt yazılı olarak yapılmalı ve
kiracının imzasını taşımalıdır. Birden fazla kiracı varsa tahliye taahhüdünü
bütün kiracıların imzalaması gerekir. Hangi sözleşme ilişkisi kapsamında hangi
konut ya da iş yerinin tahliye edileceği açıkça anlaşılır olmalıdır. Tahliye
taahhüdü, herhangi bir şarta bağlı olmamalıdır.
·
Tahliye taahhütnamesinde iki tarih
bulunur: Düzenleme tarihi ve tahliye tarihi. Taahhüdün düzenleme tarihi, kira
sözleşmesinden sonraki bir tarih olmalıdır. Kira sözleşmesinden önce ya da
sözleşmeyle aynı tarihteki taahhüt geçersizdir. Tahliye tarihi, düzenleme
tarihinden sonraki herhangi bir tarih olabilir.
·
Tarih kısmı boş olan tahliye
taahhütlerinin ev sahibi tarafından sonradan doldurulmasını Yargıtay, hukuka
uygun görmektedir; ancak taahhüdün geçerliliği TBK 27’deki şartlara bağlı olup
irade bozukluğunu iddia ve ispat etmek teorik olarak her zaman mümkündür.
·
Kiralanan yerin aile konutu olarak
kullanılması halinde, kira sözleşmesinde ismi yazılı olan eşin tek başına
tahliye taahhüdünü imzalaması yeterli değildir. Her iki eşin de imzası
bulunmayan tahliye taahhüdüne dayanılarak aile konutu tahliye edilemez.
·
Taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay
içinde tahliye talebiyle icra takibi başlatılmalı ya da doğrudan tahliye davası
açılmalıdır. Bu süre kaçırılırsa, tahliyeye ilişkin talep hakkı düşer. Bir
aylık dava açma süresi içinde kiracıya bildirimde bulunularak dava açılacağı
ihtar edilirse, dava açma süresi o kira yılı boyunca uzamış olur.
·
Kiracı, kendisine gönderilen tahliye
emrine itiraz ederken tahliye taahhüdündeki imzaya ve/veya taahhüdün düzenleme
tarihine itiraz etmemişse, bu itirazın kaldırılması için icra mahkemesinde dava
açılmalıdır. Kiracı, tahliye taahhüdündeki imzaya ve/veya taahhüdün düzenleme
tarihine itiraz ederse ve taahhüt noterde yapılmamışsa, bu itirazın
kaldırılması için icra mahkemesinde dava açılamaz. Sulh hukuk mahkemesinde
tahliye davası açılması gerekir.
Tahliye Taahhütnamesi
Şartları
Maddede belirtilen, kiracının kiraya
verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi
durumu tahliye taahhüdünü oluşturur. Tahliye taahhüdü, maddeden de anlaşılacağı
üzere bir takım şartlara tabidir. Kısaca bunlar;
·
Kiracı Tarafından Verilmiş Olmalı
TBK’nın 352/1 hükmünün işletilmesi için
dayanak tahliye taahhütnamesi kiracı tarafından verilmesi gerekir. Kiracı ile
birlikte oturanların veya başka kişilerin verdiği taahhütler yeterli olmayıp,
taahhüdün bizzat kiracı tarafından verilmesi halinde tahliye taahhüdü geçerli
olur. Birden fazla kiracı olması halinde taahhüdün kiracıların tamamı
tarafından verilmesi gerekir. Kiracılardan bazılarının tahliye taahhüdü
vermemiş olması durumunda tahliye talep edilemez. Tahliyenin bölünmezliği
dikkate alındığında sadece taahhüt veren kiracıların dahi tahliyeleri
istenemez.
TMK’nın 194. maddesi ile aynı doğrultuda
bir düzenleme içeren TBK’nın 349/1 hükmüne göre aile konutu olarak kiralanan
taşınmazlarda, kiracı eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini
feshedemez. Tahliye taahhüdünün de bağlayıcı bir fesih beyanı olduğu dikkate
alındığında eşin açık rızası olmadıkça kiracının tahliye taahhüdünde
bulunamayacağı sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla kiralananın aile konutu
olması halinde TBK’nın 349/1. hükmü gereğince kiracı olmayan eşin de açık
rızası veya onayı gereklidir. Bu husus içtihatlara “4721 Sayılı Türk Medeni
Kanunu’nun “Aile konutu” başlıklı 194/1. Maddesinde: “Eşlerden biri, diğer eşin
açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez,
aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz”
hükmü yer almakta; aynı Kanunun 194/3. maddesinde ise: “Aile konutu olarak
özgülenen taşınmaz malin maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli
şerhin verilmesini isteyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu hükümler
göstermektedir ki, aile konutu özel bir konuma ve öneme sahip kılınmış ve
üzerindeki tasarruf yetkisi yasa ile sınırlandırılmıştır. Takibe ve tahliyeye
konu taşınmazın aile konutu olduğunun belirlenmesi halinde bu yasal gereklerin
yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerekecektir.” şeklinde
yansımıştır.
Kiracının şirket olması halinde yazılı
tahliye taahhüdünü verecek olan şirketin yetkilisidir. Şirketin birden fazla imza
yetkilisinin olması halinde taahhüdün tüm yetkililer tarafından verilmiş olması
gerekir. Birden fazla imza yetkilisi olduğu halde bunlardan birinin kira
sözleşmesini ve tahliye taahhüdünü imzalaması halinde artık tahliye taahhüdünün
geçersizliği ileri sürülemeyecektir. Zira kira ilişkisinin varlığını ve
sözleşmenin geçerliliğini kabul edip taahhüdün geçersizliğini ileri sürmek
TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Yargıtay 6. Hukuk
Dairesi de “Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde kiracı olarak
davalı şirket müdürlerinin birinin imzası olduğu halde tahliye taahhüdünün de
aynı şirket müdürü tarafından imzalanması halinde geçerli olmadığının ileri
sürülmesi iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz.” ifadeleriyle ile buna işaret
etmiştir.
·
Yazılı Olmalı
TBK’nın 352/1 hükmüne göre tahliye
davası açılması veya aynı taleple icra takibi başlatılması için kiracı
tarafından verilen taahhüdün yazılı olması gerekir. Taahhüdün adi yazılı olması
yeterlidir. Bu bağlamda sözlü taahhütlerin geçerli olmayacağı açıktır. Buradaki
yazılılık geçerlilik şartıdır. Tahliye taahhüdü yazılı olmadıkça buna
dayanılarak açılan tahliye davaları dinlenemez. Yargıtay bu hususu
“Taahhütnamenin içeriğinden ve kira sözleşmesinden taahhüdün kira ilişkisi
devam ederken verildiği açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca tahliye taahhüdünün adi
olarak düzenlenmesinde bir usulsüzlük yoktur. Bu durumda mahkemece, kiralananda
oturulurken serbest irade ile verilen ve imzası inkar edilmeyen taahhütnamenin
geçerli olduğunun kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve kiralananın
tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar
verilmesi doğru değildir.” şeklinde ortaya koymuştur.
Tahliye taahhüdünün yazılı olduğu
herhangi bir şekilde ispatlandığı takdirde tahliye sebebi olarak kabul
edilecektir. Bu bağlamda duruşma tutanağı, haciz tutanağı veya icra tutanağı
gibi belgelerde kiracının tahliye taahhüdünde bulunduğu anlaşılıyor ve diğer
geçerlilik şartları da bulunuyorsa bu belgeler de yazılı tahliye taahhüdü olarak
kabul görürler. Yargıtay, “Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili derneğe
ait taşınmazın 20.09.2010- 31.12.2010 tarihleri arasında 3 ay deneme süreli
olarak davalıya kira sözleşmesi ile teslim edildiğini, sözleşmenin 14. Maddesi
uyarınca davalının deneme süresi boyunca kira ödemeksizin kiralanan yerde
işletmecilik yapacağının, deneme süresinin sonunda tarafların anlaşmaları
halinde kira parası belirlenerek kiracılık ilişkisine devam edileceğinin
kararlaştırıldığını, ancak davalının dernek kurallarına ve sözleşme hükümlerine
uymaması nedeniyle deneme süresi dolmadan Dernek Yönetim Kurulu’nun 15.12.2010
tarih ve 165 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile sözleşmede belirtilen deneme
süresi sonu olan 31.12.2010 tarihi itibariyle sözleşmenin feshine karar verildiğini,
bu kararın davalıya 20.12.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının da
taşınmazı ve taşınmazda bulunan demirbaşları müvekkil Derneğe teslim etmek
üzere 1 ay ek süre talep ederek, 23.12.2010 tanzim tarihli yazılı taahhütname
ile taşınmazı 31.01.2011 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini,
taşınmazın tahliye edilmesi için keşide edilen Ankara 15. Noterliğinin
28.01.2011 tarih ve 2961 yevmiye no.lu ihtarnamesinin davalıya tebliğ
edildiğini, ancak davalının taşınmazı tahliye etmemesi üzerine, Ankara 28. İcra
Müdürlüğünün 2011/3143 esas takip sayılı dosyasında davalı hakkında tahliye
taahhüdüne dayalı olarak tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, ancak
davalının tahliye emrine yasal süresi içinde takibe dayanak olan tahliye
taahhüdünün yasal nitelikleri taşımadığını ileri sürerek itiraz ettiğini
bildirerek, itirazın kaldırılmasına ve taşınmazın tahliyesine karar verilmesini
talep etmiştir. Davalı ise, davacı tarafa tahliye taahhütnamesi vermediğini,
mezkur belgenin karşılıklı görüşmeler sonucu sunulan teklifler olduğunu
bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında
bulunan ve davaya dayanak olarak gösterilen 23.12.2010 günlü davalı kiracının
beyanı yazılı tahliye taahhüdü niteliğindedir. Davalı tahliye konusunda 31.01.2011
tarihine kadar süre isteğinde bulunduğuna göre, bu isteğin yazılı tahliye
taahhüdü olarak kabulü gerekir. içtihadı ile dernek yönetim kurulu kararında
yer alan taahhüdün de geçerli olduğuna hükmetmiştir.
·
Kiralananın Tesliminden Sonra Verilmeli
TBK’nın yürürlüğünden önce içtihatlarda
aranan bu şart TBK’nın 352/1 hükmünde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre geçerli
bir tahliye taahhüdü kiralananın tesliminden sonra verilen taahhüttür. Teslim
tarihinden önceki taahhütler kiraya verene dava hakkı vermez. Bu durum Yargıtay
içtihatlarında “Kira sözleşmesi ile aynı tarihte ya da daha önceki tarihte
alınan tahliye taahhüdü dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK’nın
26. maddesi gereğince kiracının serbest irade mahsulü olmadığından batıldır.
04.10.1944 gün ve 15/20-28 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı da bu yöndedir.
Yine 3.10.1980 gün 2/3 sayılı, 4.10.1985 gün ve 2/7 sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararları gereğince kira ilişkisi devam ederken (kiralananda otururken) verilen
tahliye taahhütleri geçerlidir. Geçerli sözleşmeden doğan bu hakkın
kullanılmasında iyi niyet asıldır. Bunun aksini davalının olaylara dayanarak
kanıtlaması gerekir. Somut olayda; tahliye taahhüdüne konu taşınmaz davacı
tarafından 19.01.2016 tarihinde satın alınmış olup, kira ilişkisi bu tarihte
kurulmuştur. Tahliye taahhüdü kira ilişkisinin kurulduğu 19.01.2016 tarihi
itibariyle verilmiş olmakla, takibe konu tahliye taahhüdü geçerli değildir.”
ifadeleriyle ortaya konulmuştur.
Kira sözleşmesinden önce veya kira
sözleşmesi ile birlikte verilen taahhütler geçerli değildir. Hatta kira
sözleşmesinin kurulması ile kiralananın teslim tarihi arasındaki sürede verilen
taahhütler dahi hüküm ifade etmez. Zira kanun koyucu açıkça teslim tarihinden
sonra taahhüt verilmesini aramıştır. Tahliye taahhüdünde verilme
zamanının bulunmaması geçerliliğini etkilemez. Yazılı tahliye taahhüdünün
verilme zamanı belli değilse bunun teslim tarihinden sonra verildiğini kiraya
veren ispatlamalıdır. Belge üzerindeki tarihin doğru olmadığını, taahhüdün
teslimden önce verildiğini, beyaza imza şeklinde verilen taahhüdün anlaşmaya
aykırı olarak doldurulduğunu ispat yükü kiracıdadır. Kiracı bu iddiasını
ispatlamadığı müddetçe beyaza imza şeklinde verilen tahliye taahhüdünün
sonuçlarına katlanacaktır. Bu durum “Davalı her ne kadar; takibe konu tahliye
taahhüdünün tarihinin kira döneminin bitiminden sonraya tekabül ettiğini,
taahhütnameyi imzalarken baskı altında olduğunu ileri sürmüş ise de, kira
döneminin bitiminden sonra imzalamasının taahhüdün geçerliliğine bir etkisi
olmadığı gibi baskı altında imzaladığı iddiasını ise yazılı tahliye taahhüdü
ile aynı kuvvete sahip delillerle ispat edememiştir. Bu itibarla davalının
istinaf sebeplerinin yerinde görülmemiştir.” şeklinde içtihatlara yansımıştır.
·
Tahliye Tarihi Belli Olmalı
Yazılı tahliye taahhüdünün kiraya verene
dava hakkı sağlaması için aranan son şart tahliye tarihinin belli olmasıdır.
Tahliye tarihinin yazılmadığı veya muayyen olmadığı taahhütlere dayalı tahliye
kararı verilemez. Yargıtay da “Somut olayda; taraflar arasında 01.02.2005
tarihli ve 01.05.2012 tarihli kira sözleşmeleri bulunduğu, davalı tarafından
sözleşmelerdeki imzanın inkar edilmediği, 01/05/2012 başlangıç tarihli
sözleşmenin 1. maddesinde sözleşmenin, taraflar arasında 01/02/2005 tarihinde
yapılmış olan kira sözleşmesinin kira süresinin uzatılması, yeni dönem kira
bedelinin belirlenmesi ve değişen şartlara uyarlanması amacıyla yapıldığının
belirtildiği, 5. maddesinde “Kira süresi 01.05.2012 tarihinden başlayarak 3+2
yıl olarak kararlaştırılmış olup bu sürenin sonunda kiracı mecuru boşaltarak
kiraya verene kayıtsız şartsız teslim edecektir.” şeklinde taahhüdün yer
aldığı, davalının 01/02/2005 tarihli kira sözleşmesine göre bu tarihten
itibaren kiralanan taşınmazda bulunduğu, söz konusu taahhüdün kira ilişkisi
devam ederken verilen tahliye taahhüdü olduğu ancak taahhüdün belli bir tarihi
içermediği görülmüştür.” şeklindeki kararı ile tarih içermeyen taahhütlere
itibar edilemeyeceğine hükmetmiştir.
Tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi
belli (açık) bir şekilde yer almadığı takdirde TBK’nın 352. maddesinin aradığı
anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemez. Muallak tarihler
içeren taahhütlerin geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarına “Taraflar
arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir.
Kira sözleşmesinin hususi şartlar 24. maddesinde ve ek hususi şartlar 4.
maddesinde yer alan kiralananlara kurum tarafından ihtiyaç duyulduğunda
sözleşme sonu beklenmeksizin kiralananların tahliye edileceğine dair düzenleme
belli bir tahliye tarihini gösteren yazılı tahliye taahhüdü niteliği
bulunmamaktadır. ” şeklinde yansımıştır.
Tahliye Taahhütnamesi
İle Kiracı Tahliyesi
Söz konusu yazılı tahliye taahhüdü var
ise kiralayan bu belgeye dayalı olarak kira akdini iki şekilde sona
erdirebilir;
·
İcra takibi yoluyla tahliye takip etmek,
·
Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmaktır.
İcra takibi yoluyla tahliye süreci 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu 272. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Tahliye
emri ve münderecat başlıklı İİK 272. maddesine göre, mukavelename ile
kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra
dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir. Talep üzerine, icra memuru bir
tahliye emri tebliği suretiyle taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini
emreder. Tahliye emrinde ise, kiralayanın ve kiracının ve varsa mümessillerinin
isim, şöhret ve yerleşim yerleri ve mukavele tarihi ve kiranın yenilendiğine
veya uzatıldığına dair bir itirazı varsa yedi gün içinde daireye müracaatla
beyan etmez ve itirazda bulunmaz veya kendiliğinden tahliye etmezse zorla
çıkarılacağı yazılır.
Düzenlenen tahliye emrine müddeti içinde
itiraz olunmaz veya itiraz kaldırılırsa kiralanan taşınmaz sürenin bitiminde
zorla tahliye ve kiralayana teslim olunur. Ancak tahliye emrindeki müddetin
geçmesi lazımdır. İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin
tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine
bildirmelidir. Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur. İtiraz
vukuunda kiralayan icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş
yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye dayanan ve kiracı kiranın yenilendiğine veya
uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz
kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolur. İtirazın
kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi
ret olunduktan sonra kiracının veya kiralayanın genel hükümlere göre mahkemeye
başvurma hakları bulunmaktadır.
Önemli
Yazılı tahliye taahhüdünün icraya konu olması halinde
imzaya itiraz edilmemiş ise kiracı açılacak itirazın kaldırılması davasında
imza itirazın- da bulunamaz. Zira icra hukuk mahkemesinde açılacak dava takip
hukukuna ilişkindir. Kiracı icra dairesine bildirdiği itirazları ile bağlıdır.
Ancak sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açılması halinde kiracı
icra dairesindeki itirazları ile bağlı değildir.
Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka
bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse
derhal tahliye edilir. Mahalde bulunan, kiracı olmayan ama kiracı gibi davranan
başka şahıs, resmi bir vesika gösterememekle beraber daireye ya da meskene
ibraz olunan mukavele tarihinden önceki bir zamandan beri orayı işgal etmekte
bulunduğunu beyan eder ve bu beyanı icra memuru tarafından mahallinde yapılacak
tahkikatla doğrularsa, memur, tahliyeyi erteleyerek üç gün içinde keyfiyeti icra
mahkemesine bildirir.
tahliye
taahhutnamesi kiraci
Geçerli Tahliye
Taahhütnamesi
·
Yazılı tahliye taahhüdünün kira
sözleşmesinin imzalanmasından sonra ve kira ilişkisi devam ederken
verilmelidir.
·
İlk kira sözleşmesini takip eden temdit
nitelikli kirada yer alan tahliye taahhüdü geçerlidir.
·
Kiracı tarafından boşa atılıp imzalanıp
verilen tahliye taahhüdünde tarihlerin sonradan tarafından doldurularak
yazıldığı iddia edilemez.
·
Tanzim tarihi ve tahliye tarihi yazılı
olmalıdır. Ancak yazılı tahliye taahhüdünün kiralananda oturduğu sırada
verildiği anlaşılıyorsa tanzim tarihinin olmaması yazılı tahliye taahhüdünü
geçersiz hale getirmez.
·
Kiracı vekilinin asil tarafından
yetkilendirmesi şartı ile imzalanan tahliye taahhüdü geçerlidir.
·
Şartlı olarak düzenlenen tahliye
taahhütleri geçerlidir. Örneğin; kiralananın önünde ana yol açılması tarihinde
tahliye edileceğine ilişkin tahliye taahhüdü geçerlidir.
Geçersiz Tahliye
Taahhütnamesi
·
Kira sözleşmesinin imzalanması sırasında
verilen tahliye taahhütleri geçersizidir. Kira akdini 01.01.2021 tarihli ise
yazılı tahliye taahhüdünün tanzim tarihide 01.01.2021 tarihi ise düzenlenen
tahliye taahhüdü geçersiz olur.
·
Kiracı sayısı birden fazla olmasına
rağmen sadece bir kiracı tarafından imzalanan tahliye taahhüdü geçersizdir.
·
Yetkisi olmayan vekilin düzenlediği
tahliye taahhüdü geçersiz olur.
·
Şirket yetkili olmayan ortaktan alınan
tahliye taahhüdü geçersiz olur.
·
Kiracının iradesi fesada uğratılmak
suretiyle alınan tahliye taahhütleri geçersizdir. Ancak böyle bir durumda
kiracı iradesinin fesada uğradığını 6098 sayılı TBK’nın 39. Maddesi gereği
tahliye taahhüdünün geçersizliği ve iptaline ilişkin dava açması gerekir.
·
Tahliye taahhüdü imzalanıp kiralayana
verildikten sonra aynı taşınmaza ilişkin olarak yeni bir kira sözleşmesi
imzalanmış ise tahliye taahhüdü geçersiz hale gelir.
Önemli
Yazılı tahliye taahhüdü adi nitelikli
olabileceği gibi noter tarafından düzenlenen tahliye nitelikli de olabilir. Adi
nitelikli tahliye taahhüdün- de imzaya itiraz edilebilir. Noter tarafından
düzenlenen tahliye taahhüdünde imzaya itiraz edilemez. İtiraz edilmesi halinde
itirazın reddine karar verilmesi gerekir. Adi nitelikli tahliye taahhüdünde
imzaya itiraz halinde itirazın kaldırılması ve tahliye talebi ile icra hukuk
mahkemesine tahliye davası açılamaz. Açılacak dava (imza incelemesi
yapılacağından) sulh hukuk mahkemesinde ‘itirazın iptali-tahliye davası’
olmalıdır.
Önemli
Kiracı tarafından yazılı tahliye
taahhüdü imzalandıktan sonra kira konusu taşınmaza ilişkin yeni bir kira
sözleşmesi imzalanmış ise artık imzalanan tahliye taahhüdüne dayalı olarak taşınmazın
tahliyesi talep edilemez. Örneğin; 01.05.2019 başlangıç tarihli ve beş yıl
süreli kira sözleşmesi imzalanmış, iş bu sözleşmeye göre tahliye taahhüdü
verilmiş ise aynı kişiler arasında akdedilecek yeni bir kira sözleşmesi ile
imzalanan tahliye taahhüdü geçersiz hale gelecektir.
bos tahliye
taahhutnamesi imzalamak
Tahliye Taahhütnamesi
Nasıl Doldurulur?
Tahliye taahhütnamesi nasıl doldurulur
sorusu tarafımıza çok fazla sorulmaktadır. Buna göre, yazılı taahhüt
doldurulurken şu hususlara dikkat edilmelidir:
·
Tahliye taahhütnamesi yazılı olmalıdır.
Bu koşul taahhüdün geçerlilik şartıdır. Dolayısıyla, sözle kurulan tahliye
taahhütnamesi hukuken geçerli değildir.
·
Adi yazılı şekilde düzenlenmesi
yeterlidir. Bir başka ifadeyle tahliye taahhütnamesinin noterde veya başka bir
yerde yapılmasına gerek yoktur.
·
Yazılı tahliye taahhütnamesi noterlik
marifetiyle düzenlenmesinin geçerlilik koşulu olmadığını üstte ifade ettik.
Fakat özellikle belirtmek gerekir ki noter huzurunda yapılmış kiracı tahliye
taahhütnamesi, kiralayanın menfaatinedir. Çünkü noterde tasdik edilmiş imza ve
tarihin kiracı tarafından inkar edilmesi söz konusu olamayacak ve tahliye
taahhütnamesine itiraz edemeyecektir.
·
Şayet birden fazla kiracı söz konusuysa,
tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerlilik kazanabilmesi için tüm kiracılar
tarafından imzalanması gereklidir. Kiracılardan sadece birinin imzalaması
tahliye taahhütnamesini geçerli yapmaz.
·
Avukat veya vekil aracılığıyla da
taahhüt verilebilir. Yetkinin vekaletname içeriğinden anlaşılıyor olması
geçerlilik için yeterlidir. Ayrıca özel bir yetkiye gerek yoktur.
·
Tahliye tarihi yani kiraya konu
taşınmazın boşaltılacağı tarih net olmalıdır.
·
tahliye taahhütnamesinin şarta bağlı
düzenlenmesi de mümkündür. Şartlı tahliye taahhüdü TBK m.149 da düzenlenmiştir.
·
Kiracı aleyhine cezai şart öngörülen
tahliye taahhütnamesi de düzenlenebilir. Bu durum, kiracı aleyhine durum
yaratmama ilkesine (6570 sayılı Kanun m.9) istisna teşkil eder.
·
Tahliye taahhütnamesinin kira
sözleşmesinden sonra verilmiş olması gerekir. Aksi halde, kira sözleşmesinin
yapıldığı ya da daha öncesi bir tarihte düzenlenen tahliye taahhüdü geçerli
değildir. Bu tür bir yazılı taahhüde istinaden kiracının tahliyesi talep
edilemez.
·
Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi
için, kiracının tehdit, hile veya hata nedeniyle taahhütname vermemiş
olmalıdır. Aksi takdirde, irade sakatlığı sebebiyle geçersizlik iddiası ileri
sürülebilir.
·
Yazılı taahhüdün bir diğer geçerlilik
şartı ise yetkili bir kişi tarafından verilmiş olmasıdır. Bu yetkili kişi ise
kira sözleşmesinin tarafı yani kiracıdır. Birden çok kiracı mevcutsa
kiracıların tamamı taahhütte bulunmalıdır. Ayrıca, kiracı dışında bir üçüncü
kişinin vekil tayin edilerek taahhüt verilmesi de mümkündür.
·
Kira sözleşmesi düzenlendikten sonra
yazılı taahhüt verilmelidir. Yani tahliye taahhüdü, kiraya konu taşınmazın
anahtarı kiracı tarafından teslim alındıktan sonra verilmelidir.
·
Kiracı ve kiraya veren arasında kira
sözleşmesi olmadıkça tahliye taahhütnamesi verilemez. Taraflar arasındaki bu
kira sözleşmesininse 6570 sayılı kapsamında olmalıdır.
Tahliye Taahhütnamesi
ile Kiracı Nasıl Çıkarılır?
Dava yoluyla kira sözleşmesinin bitmesi
ise; kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle ya da kiracıdan kaynaklanan
sebeplerle meydana gelebilir. Kiraya verenden kaynaklanan sebepler;
·
TBK madde 350’ de belirtilen;
gereksinim, yeniden inşa ve imar nedeniyle kira sözleşmesi sona erebilir.
Kiraya veren, kira sözleşmesini; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya
kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri
gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa yahut kiralananın yeniden
inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi
gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli
süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya
ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen
sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava
ile sona erdirebilir denmektedir.
·
TBK madde 351’ de belirtilen; yeni
malikin gereksinimi nedeniyle kira sözleşmesi sona erebilir. Kiralananı
sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği
bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi
sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay
içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini
altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen
kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme
süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da
kullanabilir.
Tahliye taahhütnamesi
ise kişiye tek başına kiracıyı direkt çıkaramaz. Kiracının tahliyesini
sağlamaya yönelik hukuki yolları kullanma hakkı tanır. TBK m.352 düzenlemesi
elinde geçerli bir tahliye taahhütnamesi bulunan kişiye iki imkan tanımaktadır;
Bunlardan birincisi dava açmak suretiyle kiracı çıkarmadır. Bu davanın adı
tahliye davasıdır. Kanunda belirtildiği üzere bu dava, tahliye taahhütnamesinde
kiracının taşınmazı boşaltmak için beyan ettiği tarihten başlayarak mutlaka bir
aylık süre içerisinde açılmalıdır.
Diğer imkan icraya başvurmaktır. İcra
dairesi kanalıyla tahliye taahhütnamesine dayanılarak kiracının tahliyesi
sağlanır. Her iki süreç de teknik hukuki bilgiye dayanır. Bu nedenle ilgili
süreçlerin bir avukatın hukuki yardımı eşliğinde sürdürülmesinde her zaman
yarar bulunur. Hatta bir tahliye taahhütnamesi hazırlanırken bile hukuki destek
almak olası problemlerin önüne geçer. Bu süreçte yapılacak hatalı yahut ihmali
bir işlem burada anlattığımız hızlı ve etkin kiracı tahliyesi imkanından kişiyi
mahrum bırakabilir.
Yargıtay’ın daha
önceki kararlarında, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesinin yapılmasından ve
kiralananın kiracıya teslim edilmesinden sonra düzenlenmiş olduğunun ispatı
kiraya veren üzerine bırakılmaktayken; son zamanlarda verilen daha güncel
kararlarda bu hususa ilişkin ispat külfetinin kiracı üzerine bırakıldığı
görülmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/975 E., 2021/1108 K. sayılı
kararı)
Tahliye
Taahhütnamesiyle İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Yukarıda tek tek
sayılan şartları taşıyan tahliye taahhütnamesiyle
kiraya veren, kiracıya karşı tahliye talepli icra takibi başlatabilir.
Kiracı, taahhütnamede belirtilen tahliye tarihinde taşınmazı boşaltmaz ve
kiraya verene teslim etmezse; kiraya veren taahhüt edilen tahliye tarihinden
itibaren bir ay içerisinde yetkili icra müdürlüğünden kiracının tahliyesini
isteyebilir. İcra müdürlüğü, başlatılan icra takibi sonrasında; kiracıya
tahliye emri gönderir. Tahliye emrinde kiracıya 15 günlük tahliye süresi ve 7
günlük takibe itiraz süresi verilir. Kiracı, tahliye emrinin kendisine
tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde takibe itiraz ederse, icra takibi durur
ve kiraya veren kiracının tahliyesini isteyemez. Kiraya verenin, kiracının
yapmış olduğu itiraza karşılık itirazın kaldırılması veya iptali davası açması
gerekir. Şayet kiracı takibe itiraz etmezse veya etmiş olduğu itiraz mahkeme
tarafından kaldırılırsa; kiraya veren kiracıya verilen 15 günlük sürenin
sonunda icra kanalıyla kiracının tahliyesini sağlayabilir.
Kiracı, kendisine
gönderilen tahliye emrine karşı tebliğden
itibaren 7 gün içerisinde icra müdürlüğüne itirazda bulunabilir. Kiracı,
yapacağı itirazında imzaya, taahhütnamenin düzenlendiği tarihe, kira
sözleşmesinin yenilendiğine veya uzatıldığına itiraz edebilir. Kiracının
yapacağı itiraz burada oldukça büyük önem taşımaktadır. Çünkü itiraz
dilekçesinin içeriğine göre; kiraya verenin başvuracağı hukuki yollar
değişebilecektir. Örneğin kiracının “İcra takibine itiraz ediyorum.” Şeklindeki
itirazı ile “Tahliye taahhütnamesindeki tarihi ikrar etmiyorum.
Taahhütnamenin düzenlendiği tarih ile kira sözleşmesi tarihi aynıdır.”
Şeklindeki itirazı veya “Taahhütnamedeki imza bana ait değildir.” Şeklindeki
itirazı arasında büyük farklılıklar mevcuttur. Yapılacak itirazın içeriği
kiraya verenin başvuracağı hukuki yolları daraltabilir ve sınırlayabilir.
Boş Tahliye
Taahhütnamesi İmzaladım Ne Yapmalıyım?
Tahliye taahhütnamesinde tarih
bulunmaması onu geçersiz yapmaz. Zira tarih bulunması tahliye taahhütnamesinin
geçerlilik şartlarından değildir. Boş bir evrağı yani beyaza imza atmak
suretiyle verilen belgenin sonradan tahliye taahhütnamesi olarak doldurulması
hususu vardır. Eğer boş tahliye taahhütnamesine imza atıldı ise şu şekilde iki
farklı iddia söz konusu olur:
1. Kiracının imzasını içeren tahliye taahhüdünün düzenleme ve tahliye
tarihleri belirtilmeksizin kiraya verene verildiği iddiası,
2. Kiracının imzasını içeren belgenin esasında tahliye taahhütnamesi
niteliğinde olmadığı; ancak, sonradan kiraya veren tarafından yapılan
ilavelerle tahliye taahhüdü niteliği kazandığı iddiası.
Yukarıda ifade ettiğimiz iki olasılıkta
da beyaza yani boş tahliye taahhütnamesine imza atan kiracının, imza attığı
belgenin esas amacı dışında düzenlendiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde, bu
belgelerin sonuçlarına katlanmak durumundadır. Zira boş kağıda yani beyaza imza
atılması ve bu belgenin daha sonradan kiraya veren tarafından doldurulması
halinde yazılı geçerlilik şartına uyulmuştur. Dolayısıyla beyaza imza atılmak
suretiyle verilen belge tahliye taahhütnamesi niteliğini haizdir. Fakat
belgenin müşterek amaç dışında doldurulduğu ispat edilirse geçersiz kabul
edilir.
Tahliye Taahhütnamesi
ile Tahliye Ne Kadar Sürer?
Tahliye taahhüdüne dayanan bir tahliye
davası genellikle uzun sürmemektedir. Ancak buna rağmen bu soruya net cevap
vermek güçtür. Çünkü bazı durumlarda taahhütnamenin geçerliliğine veya
taraflara ilişkin bekletici mesele yapılacak durumlar yahut başkaca
araştırmalar gerekebilmektedir. Bununla beraber hatalı yahut ihmali işlemler de
süreci uzatabilir. Tüm bunların yanında mahkemenin iş yükü ve yoğunluğu sürecin
uzamasına etki etmektedir. Ayrıca icra takibi ve tahliye davası prosedürlerinin
avukat desteği ile sürdürülmesi hız bakımından önem taşır.
İcra mahkemesi, tarafları dinleyerek
icabına göre tahliyeyi emreder veya taraflardan birinin yedi gün içinde
mahkemeye müracaat etmesi lüzumuna karar verir. Bu süre içinde mahkemeye
müracaat edilirse, davanın neticesine göre hareket olunur. İcranın geri
bırakılması için verilecek sürenin düzenlendiği İİK 36. madde hükümleri burada
da uygulanır. Dava etmeyen taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Tahliye Taahhütnamesi
İptal Edilebilir mi?
Geçerli bir tahliye taahhütnamesinin
iptal edilmesi için iki tarafında bu konuda iradesinin uyuşması ve anlaşma
yapması gerekir. Bu sözleşme yazılı olmak durumunda değildir. Ancak ispat
kolaylığı olması açısından yazılı olarak yapılabilir. Böyle bir durumda tahliye
taahhütnamesinden geçerli bir şekilde dönülmüş olur. Yahut yazılı tahliye
taahhütnamesini kiraya veren kişi kiracıya vererek bu sözleşmeyi sonlandırabilir.
Bununla beraber irade sakatlığı ile
verilen tahliye taahhütnameleri irade sakatlığı (hata, hile, korkutma)
dolayısıyla geçersizdir. Burada bu sözleşmelerin hukuki niteliği için “iptal
edilebilirlik” tabiri kullanılır. Bunun anlamı iradesi sakatlanan kişi eğer bir
yıllık süre içerisinde bu sözleşmeyi iptal ettiğini tek taraflı olarak beyan
etmez ise sözleşme geçerli olarak devam eder. Yani tahliye taahhütnamesini
kiracı böyle bir durumda iptal edebilir.
İrade sakatlığı dışında başka bir neden
dolayısıyla geçersiz olan tahliye taahhütnamesinin zaten iptal edilmesine gerek
yoktur. Yani yukarıda saydığımız geçerlilik şartlarını taşımayan bir
taahhütname zaten geçerli olmadığı için iptal edilmesine de gerek yoktur. Buna
dayanılarak başlatılan bir tahliye sürecinde bu geçersizliğin öne sürülmesi
yeterli olacaktır.
Tahliye
Taahhütnamesine İtiraz
Tahliye taahhütnamesinin geçersiz
olduğunu düşünen kiracı buna yönelik itirazını her zaman ileri sürebilir.
Kendisine karşı başlatılan hukuki prosedür içerisinde bu itirazını ileri
sürebileceği gibi geçersizliğin tespiti için bir tespit davası da açabilir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi kimi zaman kötüniyetli kiraya verenler tahliye
taahhütnamesini sanki kiralanan taşınmazın tesliminden sonra almış gibi tarih yazmaktadır.
Böyle bir durumda zor durumda kalan kiracıya karşı bir zorlama durumu söz
konusu olacaktır.
Tahliye taahhütnamesine nasıl itiraz
edileceği hususu önemlidir. Zira itiraz edilmediğinde evi tahliye etmeniz
gerekebilir. Hakkında icra takibi başlatılan kiracı, tahliye emrinin kendisine
tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün süre içinde tahliye taahhütnamesinde
yer alan imzaya itiraz edebilir. İtiraz etmesi durumunda icra takibi durur. Bu
durumda kiraya veren itirazın iptali ve tahliye istemiyle sulh hukuk
mahkemesinde dava açmalıdır.
Kiracı, hakkında tahliye taahhütnamesine
dayalı yapılan icra takibine tebliğden itibaren 7 gün zarfında icra dairesine
sözlü ya da yazılı olarak itirazda bulunabilir. İtiraz üzerine duran icra
takibine devam edilmesi için kiraya veren tarafından sulh hukuk mahkemesinde
itirazın iptali ile tahliye istemiyle dava yoluna gidilmesi gerekir. Kiracı
tahliye taahhütnamesi ilişkin şu itirazları ileri sürebilir:
·
Tahliye taahhütnamesinin ilk kira
sözleşmesiyle aynı anda ya da daha önce verildiği için taahhütteki imzanın
geçersiz olduğuna dair itiraz,
·
Tahliye taahhütnamesi verildikten sonra
kira sözleşmesinin yenilendiği yahut uzatıldığına ilişkin itiraz,
·
Kira sözleşmesinin bulunmadığına ilişkin
tahliye taahhüdündeki imzaya açıkça itiraz.
Adi yazılı tahliye taahhüdünde kiracının
imzaya itiraz hakkı vardır. İmzaya itiraz edilmesi halinde HMK 211 maddede
düzenlenen usule göre hareket edilir. Buna göre; mahkeme huzurunda kiracının
imza ve yazı örnekleri alınır ve bilirkişi marifetiyle inceleme yapılır. Kiracı
bu durumu her türlü delille ispat ederek tahliye taahhütnamesinin
geçersizliğini ileri sürebilir. Dava açarak bunun tespitini sağlayabilir. Yahut
açılmış bir davada belirttiğimiz üzere senetle ispat kuralına bağlı olmaksızın
her türlü ispat aracı ile sözleşmenin geçersizliğini ileri sürebilir.
Tahliye
Taahhütnamesine İtiraz Dilekçe Örneği
… İcra Dairesine
Dosya No : …/…
Tahliye Emrine
İtiraz Eden : Adı Soyadı (T.C. Kimlik Numarası)
Karşı Taraf : Adı Soyadı (T.C.
Kimlik Numarası)
Konur : Tahliye emrine
itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
1. Kiraya veren, şahsım tarafından düzenlendiğini ileri sürdüğü tahliye
taahhütnamesine istinaden hakkımda icra takibi başlatmış ve tahliye emri
gönderilmiştir.
2. Şahsıma tebliğ olunan tahliye emrinde kiraya veren, düzenleme tarihi …/…/…
olan ve tahliye tarihinin … olarak belirlendiği tahliye taahhütnamesine
dayanmışsa da işbu belgeye istinaden tahliyenin gerçekleştirilmesi mümkün
değildir.
3. Anılan belgede yer alan imza tarafıma ait olmayıp, kira ilişkisini
sonlandırmak gayesiyle kiraya verence doldurulmuştur. Bu sebeple karşı tarafın
başlatmış olduğu takibe itirazımı ileri sürüyorum.
Sonuç ve Talep: Yukarıda arz ve
izah olunan sebepler dolayısıyla, evvela tahliye emrine yönelik itirazımın
kabulünü, ardından hakkımda başlatılan icra takibinin durdurulması kararı
verilmesini arz ve talep ederim. …/…/…
Tahliye Emrine İtiraz Eden
Umur Yıldırım
Tarihi İnkar Edilen
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İtirazın Kaldırılması
TBK m. 352’nci maddesi
ile kiralanan taşınmazın belirli bir tarihte boşaltılmasının yazılı şekilde
taahhüt edilmesi durumunda kiracının tahliye edilebileceği düzenlenmiştir.
Yazılı bu taahhüte, tahliye taahhüdü denir. Tahliye taahhüdünün geçerli
kabul edilebilmesi için kiralanan taşınmazın teslim edildiği tarihten sonra ve
yazılı olarak düzenlenmiş olması gerekmektedir. Kiralanan taşınmaz teslim
edilmeden önce, kira sözleşmesi imzalanırken, düzenlenen yazılı tahliye
taahhüdü geçerli değildir. Kiracı taahhüde rağmen taşınmazı boşaltmazsa taahhüt
edilen tarihten başlayarak 1 ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak
suretiyle kiracının tahliye edilebilmesi mümkündür. Bilindiği üzere uygulamada,
konut kiralama işlemlerinde mülk sahipleri tarafından boş tahliye taahhütnamesi
alınabilmektedir. Kira sözleşmesinin akdiyle birlikte alınan bu boş tahliye
taahhütnameleri, ev sahibi ile kiracının uyuşmazlık yaşaması halinde icraya
konulmakta ve kiracılar tahliye taahhüdüne dayalı başlatılan takibe itiraz
edebilmektedir. Takibe itiraz nedenleri arasında zaman zaman taahhütte tarih
yer almadığı ve kira sözleşmesi ile aynı gün verildiğine ilişkin itirazlar yer
alabilir.
Kiracının tahliye
taahhüdüne itiraz etmesi halinde kiraya veren icra hukuk mahkemesine başvurarak
kiracının tahliyesini sağlayabileceği gibi sulh hukuk mahkemesine başvurarak
tahliye davası da açabilir. İİK m. 275’e göre, tahliye talebi
noterlikçe res’en tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar
olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya
uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır.
Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddedilir. Bu nedenle, eğer tahliye
taahhüdündeki tarihe itiraz edilmişse tahliye tarihi artık çekişmeli hale
geldiğinden icra hukuk mahkemelerinde itirazın kaldırılması davası açılamaz
ancak sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açılması mümkündür.
Yargıtay’da
pek çok kararında, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde, dayanak tahliye
taahhütnamesi noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş olmadıkça İ.İ.K.nun 275.
maddesi ve 4.12.1957 tarih, 11/26 Sayılı İBK gereğince imzası ikrar olunsa bile
tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı itirazın kaldırılmasının
istenemeyeceğine hükmetmiştir.
Somut olayda; taraflar
arasında 01.02.2005 tarihli ve 01.05.2012 tarihli kira sözleşmeleri bulunduğu,
davalı tarafından sözleşmelerdeki imzanın inkar edilmediği, 01/05/2012
başlangıç tarihli sözleşmenin 1. maddesinde sözleşmenin, taraflar arasında
01/02/2005 tarihinde yapılmış olan kira sözleşmesinin kira süresinin
uzatılması, yeni dönem kira bedelinin belirlenmesi ve değişen şartlara
uyarlanması amacıyla yapıldığının belirtildiği, 5. maddesinde “Kira süresi
01.05.2012 tarihinden başlayarak 3+2 yıl olarak kararlaştırılmış olup bu
sürenin sonunda kiracı mecuru boşaltarak kiraya verene kayıtsız şartsız teslim
edecektir.” şeklinde taahhüdün yer aldığı, davalının 01/02/2005 tarihli kira
sözleşmesine göre bu tarihten itibaren kiralanan taşınmazda bulunduğu, söz
konusu taahhüdün kira ilişkisi devam ederken verilen tahliye taahhüdü olduğu
ancak taahhüdün belli bir tarihi içermediği görülmüştür. Tahliye taahhüdünde,
tahliye tarihi belli (açık) bir şekilde yer almadığından Türk Borçlar Kanununun
352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından
bahsedilemez. O halde, ilk derece mahkemesince belirtilen gerekçe ile davanın
reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine
karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. Hukuk Dairesi 2020/1175 E. , 2020/2309 K.)
Kiracı Tahliye
Taahhütnamesi Örneği
TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ
KİRACI
:
(Taahhüt Eden)
TC KİMLİK NO
:
KİRAYA VEREN
:
(Mal Sahibi)
TC KİMLİK NO
:
MECURUN ADRESİ:
TAAHHÜT TARİHİ :
TAHLİYE TARİHİ
:
Halen kiracı olarak kullanmakta olduğum
yukarıda adresi yazılı taşınmazı hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kayıtsız
ve şartsız olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350,351 ve 352.
maddeleri gereğince, belirtilen tarihte boş ve sağlam olarak tahliye edeceğimi,
yukarıda adı geçen mal sahibinin icrai takibata geçerek yapacağı tüm masrafları
ve tahliyeyi geciktirmemden dolayı uğrayacağı zararı ihtar ve gerek kalmadan
nakden ve peşin ödeyeceğimi beyan, kabul ve taahhüt ederim. … / … / …..
Kiracı (Taahhüt Eden)
İmza

0 Yorumlar